Numan GOCERI\’s Home Page

Hello World:)

5 Hayat Dersi

Birinci Ders: Yakın çevrenizdeki insanları mutlaka tanıyın
Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyiögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve oradaçakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
‘Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?’
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50’lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıpkağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuclarına dahil olup olmadığını sordu.
‘Tabii, dahil’ dedi, Hocamız…
‘İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirindenfarklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlarbunlar.Onlara sadece gülümsemeniz ve ‘Merhaba’ demeniz gerekse bile…’
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da…Dorothy idi.

İkinci Ders : Karşılıksız yardım yoktur. İnsan bilmezse Tanrı mutlaka bilir.
Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran birzenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. geçenher arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60’lı yıllarda bir beyazın birzenciye, hem de Alabama’da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerdendeğildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırkenille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı. Muazzambir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi,armağanda…’Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmursadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimiyitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olankocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra sonnefesini verdi.Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardımeden herkesi kutsasın…
En İyi Dileklerimle, Bayan Nat King Cole.’

Üçüncü Ders : > Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın…
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocukpastaneye girdi. Garson kız hemen koştu… Çocuk sordu:
‘Çikolatalı pasta kaç para ?’
’50 Cent.’
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
‘Peki, Dondurma Ne Kadar ?’
’35 Cent.’
dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri vardıve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakitgeçirebilirdi ki…
Çocuk parasını bir daha saydı ve
‘Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?’ dedi. Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garsonkız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayısanki akan gözyaşları temizleyecekti.
Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cent’lik bahşiş duruyordu..

Dördüncü Ders : > Yolumuzdaki Engeller. Bize yardım eder.
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kayakoydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diyegözlüyor… Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saraygörevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanınetrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesleeleştirdi.Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındakiküfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeyebaşladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarınaçekti.Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerindebir kesenin durduğunu gördü.Açtı… Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde… ‘Bu altınlar kay ayı yoldan çeken kişiye aittir.’ diyordu kral. Köylü, bügün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
‘Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.’

Beşinci Ders : > Önemli Olan Vermektir..
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşamşansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynıhastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığınmikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındakioğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk biran duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve ‘Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı’ dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü degiderek soluyordu…
Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu : ‘Hemen mi öleceğim ?’
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.

Not: Paylaşımın için teşekkürler, heidi.

August 23, 2008 - Posted by | 5 hayat dersi

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: