Numan GOCERI\’s Home Page

Hello World:)

Mühendislik Günleri ’08 – İzmir

21.03.2008

Dün Makine Mühendisleri Odası İzmir şubesi tarafından düzenlen Mühendislik Günleri konferansındaydım.
İzmir Tepekule Kongre ve Sergi merkezinde gerçekleşen konferansta biz İzmir Yüksek Teknoloji Enstitülü Mühendislik öğrencileri yanında Ege, Dokuz Eylü, İzmir Ekonomi, Yaşar ve Celal Bayar üniversitelerinden de mühendislik öğrencilerinin orada bulunması katılım açısından oldukça iyiydi.

Mühendislik Günleri bu yıl “Stratejide gizli oyuncu: Teknoloji” temasından yola çıkarak gerçekleştirildi. 19-20-21 Mart günlerinde düzenlenen etkinliklerin 2.günü olan perşembe günkü konular ilgimi çektiğinden o günü etkinliğe dahil olmayı düşündüm. 20 Mart perşembe günü düzenlenen etkinlikliğin içeriği şu şekilde idi:
13:00-14:30 YALIN ÜRETİM – Emre GÖKTEPE

14:30-14:45 Ara
14:45-16:15 SAVUNMA VE HAVACILIKTA NANOTEKNOLOJİ** – Dr. Aykutlu DANA
16:15-16:30 Ara
16:30-18:00 TASARIM DENİZİNDE UÇAN BALIK “VOLİTAN” – Dr.Hakan GÜRSU
Öncelikle “yalın üretim” konulu sunumu dinledik ve içerik olarak endüstri mühedisliğiyle yakından ilgili olan bu konuda, salonda pek fazla endüstri mühedisliği öğrencisi olmamasına rağmen sonuçta güzel değerlendirmeler yapıldı yalın üretim konusunda ve Türkiye’nin endüstrileşmede hangi noktada olduğu hakkında fikir edinmiş olduk Emre bey sayesinde.
Ardından kısa bir ara vardı ve sonrasında benim heyecanla beklediğim Nanoteknoloji konusu işlenecekti. Bilkent Üniversitesinden gelen konuşmacı Savunma sanayii ve havacılıkta nanoteknolojiyi nasıl kullanabileceğimiz, ondan nasıl yararlanabileceğimiz konusunda bilgi verirken benim aklımda İYTE’de halen hocalık yapan Salih hocanın bu konu üzerindeki çalışmaları vardı. Ülkemizde yeni yeni gelişmekte olan bu alanda devletin özellikle askeriyemizin fazla destekte bulunmaması bizim açımızdan her nekadar üzücü olsa da bu alanda çalışmalarda bulunan Türk bilimadamlarını görmek sevindiriyor beni.Şu anda gözlemlediğim kadarıyla Amerikan ordusunun bu konu için verdiği önem ve çalışmalar onların teknolojik silahlarda en ileride olmasının en büyük nedeni. Yalnız şunu da unutmamak gerekir ki nanoteknoloji sadece Savunma yada Havacılıkta değil hayatın tüm alanında kullanılan bir teknolojidir. Örneğin DYO boyanın sattığı yeni teknoloji ürünü olarak bilinen boyalar kendi kendini temizleme, daha uzun süre hijyenik olma gibi özellikleri vardır. Bu bir nanoteknoloji ürünüdür. Ancak malesef bunu bile biz Türkiye’de üretemiyoruz, DYO da zaten bu teknolojiyi dışarıdan alıp yurtiçinde satma misyonunu üstlenmiş.
Ve bir ara daha, ardından günün son sunumunu dinlemek üzere tekrar salona gireceğiz. Son sunumun konusu ise: “Tasarım Denizinde Uçan Balık : VOLITAN” dı. Hakkında hiçbir bilgim yoktu ve ilgimi de çekeceğini düşünmüyordum böyle bir konunun zira adında ben bir bilimsellik bir teknoloji görememiştim. Fakat yine de girmek istedim. Sunumu yapan kişi sahneye çıkmadan önce diğer konuşmacılarda da olduğu gibi konuşmacı hakkında bilgiler verildi: bulunduğu çalışmalar, aldığı ödüller, akademik başarılar vs. O sırada öğrendim ki tüm Dünyada büyük bir ilgiyle takip edilen bu VOLITAN projesi sadece Türkiye medyasında yer bulamamıştı. Konuşmayı yapan Dr.Hakan Gürsu ODTU Endüstriyel Tasarım Bölümünde öğretim üyesiymiş.
Ve anonstan sonra sayın Gürsu sahnedeydi ve kısa bir giriş konuşmasının ardından adı geçen proje VOLITAN ile ilgili bir video sundu dinleyicilere. Bu sırada da salondakilerin çoğunun ilgisiz olmasından henuz çoğumuzun Gursu hakkında bir bilgisi olmadığı anlaşılıyordu. Fakat Hakan Gürsu projesini anlatmaya başlayınca salondaki herkes büyük bir ilgiyle dinlemeye başladı onu. Peki nedir VOLITAN? Önce size kısaca bu sorunun cevabını vereyim:Volitan, güneş ve rüzgar enerjisi kullanarak hareket eden, deniz suyunu tatlı suya çeviren, karbondioksit atık üretmeyen, geleceğin alternatif teknelerinden biri olarak tasarlandı. Kendi etrafında 360 derece dönebiliyor.
Yani volitan bir çeşit çevre dostu tekne. Özellikle tasarım konusunda dünyanın en büyük yarışmalarındaki tüm ödülleri topladığını öğrendik fakat Türkiye’den bir ödül almadığını söylüyordu Gürsu zaten artık çok da önemsemiyordu bunu. Çünkü artık kendisini dünyada kanıtlamış, bir çok ünlü tekne tasarım firmalarını yaptığı ürünlerle geride bırakmıştı bile. VOLITAN hakkında internetten ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz ancak ben size işin ticari boyutundan söz etmek istiyorum biraz da. VOLITAN’a bir çok tekne üreticisi firmadan teklif gelmiş, en büyük teklifleri ise Japonlar ve Fransızlar sunmuş. Türkiye’de ise bu tasarımın suyun üzeinde bile duramayacağı düşünerek bir teklif gelmemiş. İngilizlerin 2040 yılının teknesi diye nitelendirdiği bu ürüne türklerin bu şekilde yaklaşması üzücüydü açıkçası. Şimdi sayın Gürsu istemeyerek de olsa Fransızlarla anlaşmak durumunda. Üzücü olan başka bir şey de Fransızlar bu tekneyi ürettikten sonra Türklerin onları alması gerçekten büyük bir kayıp olur bizim için, umarım hala vakit varken bu konuda birşeyler yapılabilir.
Hakan Gürsu başarısının yanısıra çok hoşsohbet birisiydi ve yaptığı espirilerle tüm salonu kahkaya boğmuştu. Sunum sonunda çıkarken herkesin iyiki katılmışım dediği gözlerinden anlaşılıyordu. Aklımda kalan bir sözünü söyleyeyim size:
“Türklerde araştırma-geliştirme(Ar-Ge) ye hiç önem verilmiyor. Bu yüzden yurtdışında Türklerin yaptığı ürünler biryerlerden alıntıdır, muhtemelen bir ürünün taklidir gözüyle bakılıyor.” Hatta bir kendi bulduğu bir söz var bu konu ile ilgili sayın Gursu’nun: “Türkiye’de Ar-Ge = Arakla-Getir”.:))
VOLITAN isminin nereden geldiğini de ilgilenenler araştırabilir çok ilginç bir ilişki kurulmuş yapılan icatla.

June 19, 2008 - Posted by | Mühendislik Günleri '08, volitan

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: